ne garip bir filmdir ki her seferinde beni aglatan. ask filmi bu. kırmızı bir ask. bir o kadar da ask ile huzur arasındaki cizgiyi o kadar net anlatıyor ki.
asya kocası ilyas tarafından aldatılmıs, hor gorulmus, bebegiyle gururlu bir sekilde yoluna yalnız devam etmeyi secmistir. karsısına cemsit cıkar, yardım eder. bebegini ve onu kollar, sevkat gosterir. asya basta temkinlidir. fakat bir gece evde otururken ikisi, cemsit eline madolinini alır baslar calmaya. iste mutlu aile budur.... bu tepe karlı tepe yayalalar...asya oglu samet'e bakar once, sonra da cemsit'e. iste o an hisseder, ve baslar eslik etmeye...oy yaylalar, yaylalar yaylalar...kararını vermis huzurun dehlizlerinde guven icinde kaybolmayı secmistir. sonra bir gece kaza olur, cemsit yardıma gider, getirdigi ilyas'tır. asya'nın elleri titrer, aglar gizliden gizliye. ogluna bakar. nasıl gebe kaldıgını soylerken utanmıs yanakları kıpkırmızı olmussa onceden, yine oyle olur ilyas'la konusurken. filmin sonunda asya'nın secim yapması gerekir. samet cemsit'i secer babalıga. asya, sevgi emek ister, sevgi nedir ki, emektir der. ama ic sesi insanın icini burkar hatta aglatır :