romancı demek hangi derecede altını doldurur oğuz atay isminin bilmem lakin kelime haznemiz onun ki kadar geniş olmadığı için bu şekilde bir tanım ile yetinmek zorundayız.
uzun zaman önce hayatını kaybetmiş olmasına rağmen son dönemler nedenini anlayamadığım bir şekilde popüler olmuştur. her ortamda bir oğuz atay ve tutnamayanlar muhabbeti dönüp duruyor. anlam veremiyorum açıkcası. bu tutnamayanlar denilen 60 lı yılların sonunda kaleme alındı. anlayacağınız, nereden baksan otuz kırk yıllık bir maziye sahip. benim asıl akıl sır erdiremediğim nokta ise tam da burada başlangıç buluyor. ne oldu da bunca yıldan sonra bu derecede bir popülarite kazanmayı başardı oğuz atay? ölye böyle bir popülarite de değil bahsettiğim. size yemin ediyorum adamda midem bulandı. artık ismini bile duymak istemiyorum.
iki dakika başka tarafa bakalım dedik herkes tutunamayan olmuş çıkmış. hayırdır? ne ilginç insanlarız lan biz? sen yıllar yılı adamı yoksay; görmezden gel, sonra bir anda meşhur et. ilginç değil mi?
bana, adam yaşarken kıymetini bilmedinz muhabbeti de yaptırdınya sözlük, daha da bir şey demem ben.
bu konuda içim çok dolu aslında; bu, bir kitap okudum hayatım değişti, diyecek kadar mal olan çocuklara içimdeki bütün nefreti kusmak, içimin alevlerini dindirmek istiyorum lakin gerek yok. dyeceğim tek şey var o da; olum daha nice yazarlarımız var lan bizim, sizin haberiniz yok. büyük ihtimalle birileri meşhur edene kadar da olmayacak çünkü sizler öyle bir öküzlükle donanmışsınız ki önünüze konan ottan başkasına bakmayı aklınızın ucundan bile geçiremezsiniz.
yaşasaydı diyorum bazen, ne düşünürdü? madara ettik lan adamcağızı. yıllar yılı romanlarında eleştirdiği, taşşak geçtiği insanların bir numaralı adamı oldu çıktı. tövbe tövbe....
neyse ya oğuz atay dan bir araklama ile bitirelim olayımızı;
bir silgi gibi tükendim ben. başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım. mürekkeple yazmışlar oysa. ben kurşun kalem silgisiydim. azaldığımla kaldım.