sözlük yazarlarının itirafları

entry163130 galeri video563 ses32
    21709.
  1. itiraf ediyorum:

    çoğu zaman yaptığım gibi o gün de saatimi 7 ye kurmuştum. ertesi gün malum final vardı. sabah olduğunda kendimi oldukça yorgun

    hissediyordum. saate bakmadım bile. derhal lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım. 2 numara göz numarasına sahip olduğum için her şeyi puslu

    görüyordum. kapağı açtım ve diş macununu alıp elimdeki diş fırçasına epeyce sıktım. "lan dedim diş macunun son kullanma tarihi mi geçmiş

    acaba?" sarımsı bir renge dönüşmüştü. fazla takılmadım üstünde başladım dişlerimi fırçalamaya. 5-10 saniye fırçaladım ki sonra kusmayı

    andıran bir tükürük ile lavaboyu doldurdum. meğer diş macunu yerine lavantalı derby traş köpüğü kullanıyormuşum. "hastır lan dedim o anda

    annem herhalde her şeyin yerini değiştirdiği gibi diş macunum ile lavatalı traş köpüğümü aynı yere koymuştu. ziyanı yoktu sadece ağzım

    lavanta kokuyordu. hem ziyanı olsa ne olurdu? sonuçta annem bu.

    sabahları kahvaltı yapmayı fazla sevmem. bir bardaklık çay yapıp içtim. sonra üstümü giyindim ve şapkamı da yanıma aldım.

    lensimi takamazdım nadir kullandığım kara gün dostu gözlüğümü taktım gözüme.

    hava da soğuk görünüyordu. saate baktım ki saat 8 i gösteriyor. geç kaldım lan diyerek koşarak evden çıktım.

    üniversiteye bazen yadigar arabam ile bazen de ego ile giderdim. evden acele çıktığım için arabanın anahtarını unutmuştum. neyse dedim ego

    ile giderim. tam o sırada karşıdaki duraktaki ego kalmak üzereydi.

    ağzımda lavantalı derby traş köpüğü ile ego şoförüne bekle işareti yaptım. o da acele et manasında el ile birtakım hareketler yaptı.

    ego ya bindim. şoföre naber birader dercesine baktım o da ağzın da lavanta kokuyor dercesine bana ters ters baktı. 1 öğrenci kartımı

    bastım. şansıma oturacak tek yer kalmıştı. hemen kaptım orayı malum çok değerlidir.

    lavantalı traş köpüğümün kokusu ağzımda iyice değişmişti adeta kusacak gibi oldum. bilirsiniz ağzını ilk başta yoklar sonra komple

    hücüm eder. belki de bire insanın hiçbir zaman kusmak istemeyeceği anlardan birindeydim. yanımdaki şişman adam "geviş mi getiriyon lan"

    dercesine suratıma baktı. ben o anda ağzımda tutmakta zorlandığım kusmuk illetini adamın suratıma aktarmak istedim.

    çabuk vazgeçtim. kusmuğun ikinci dalgası geliyordu. ağız kaslarım(!) buna dayanamazdı. o anda yerin dibine girmek istedim. fakat aklıma

    daha iyi bir fikir geldi. evden çıkarken yanıma aldığım sert kapaklı eskiden dedemin kullandığı şapkalardan olan şapkamı elime aldım.

    kafamı eğerek acaba içine kussam mı diye düşündüm. yanımdaki şişman adam çıkar lan ağzındaki baklayı dercesine bakıyodu. daha fazla

    dayanamayıp geniş şapkama son bir kez veda etmiş gibi bakarak bööööö sesiyle birlikte şapkamın içine kustum.

    evet egoda kusan üniversite öğrencisi benim.

    yanımdaki şişman adam dahil herkes sesin geldiği yön olan bana doğru bakıyorlardı.

    hiçbir şey olmamış gibi tahminimce su bile sızdırmayan şapkamın içnde çorba gibi duran kusmuğu atkımla gizleyerek ağzımdaki lavanta

    kokusundan kurtulmuş olarak elimde şapka ile düğmeye doğru ilerledim. bu sefer ağzımda kusma kokusu ile birlikte daha bir fena oldum.

    neyse ego tam duracak iken önüne çıkan bir araba sebebiyle ki -öyle tahmin ediyorum- şoför ani fren yaptı. bu bana yapılır mı lan diyerek

    inmek üzere ayağa kalktığım otobüste öne doğru savruldum. elimde zor tuttuğum şapka elimde yoktu. bu sırada arka kapı açılmıştı. kendimi

    attım arka kapıdan.

    otobüsten inmiş rahatlamış bir şekilde otobüse bakıyordum içeride bir hengame vardı. nedense hareket etmiyordu.

    her halde benim içinde kusmuk bulunan sapkam birini kafasına konmuştu. gülerek koşmaya başladım. sonra neşem kaçtı sabah 9 daki finali

    kaçırmıştım.

    anlayacağın sözlük hem finali kaçırdım hem de aldığım sahte raporu da üniversiteye dilekçe yazarak ilettim. neyse sonra olan finalden

    geçtim ama sahte rapor verdiğime de pişman değilim.
    77 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük