insana evlat acısı gibi koyan durumdur. Herşeyinizi ona adarsınız, sinemaya gideceğiniz gün paranız olmaz ve onu görme isteğinizi bastıramazsınız, telefonunuzu satmaya çalışırsınız. Mutsuzum dediğinde elinizden hiçbişey gelmediğini farkettiğinizde, saçma sapan şeylerle onu eğlendirmeye çalışırsınız. En ufak üzüntüsünde üzerine titrer, bakmaya bile kıyamazsınız, aklınızdan bile geçmez böyle bişey yapabileceği. Ufak bir kavga edersiniz o gün, ne yapmaya çalıştığını anlamazsınız. Sorarsınız ne yapmaya çalıştığını. Böyle devam edemeyeceğini, onu çok mutlu ettiğinizi, ama sizi hissedemediğini söyler. arkadaş kalmak ister, sinirlenirsiniz bir ton laf söylersiniz, hiçbirşeyi değiştiremediğiniz halde. vicdanınız rahat bırakmaz sizi, ertesi gün gönlünü alır özür diler, kendine dikkat etmesini söylersiniz...
Bilgisayarınızdaki bütün resimlerini siler, onu çağrıştıran her şarkıyı da silersiniz, ama bir türlü kabullenemezsiniz, dönmesini istemezsiniz artık, ama ne hata yaptım keşke yapmasaydım cümlesi hiç çıkmaz aklınızdan. canınız acır, sadece acır...