özünde silahlanmayı ve silahları genel anlamda sevmemekle birlikte; tabii ki en başta ruhsatsız silahlar ile zorbalık yapan suçlu ve bozgunculara karşı olan yazardır. yani "taşları bağlayıp köpekleri serbest bırakalım" zihniyetinde değildir. ilaveten, dünya görüşünü, bakış açısını tamamen yıkım, düşmanlıklar, savaş ve silahlanmanın şekillendirdiği; maçoluğun tek geçer akçe olduğu bir dünya üzerine kurmanın, hayal gücünü böyle bir dünya görüşünün dışına taşıyamamanın giderek insanları silahla yatıp silahla kalkmaya; "benim cici silahım" güzellemesi yapmaya taşıyacağını da düşünür. buna da; yasadışı silahlı örgüt üyeleri, derin devletin silahlı güçleri, silah tüccarları gibi bireyleri ve kaba güçle dünya yönetmeye veya işgalciliğe soyunan emperyalist devlet ve kurumları örnekler.