Yaklaşık 8 yıldır aktif olarak araç kullanmaktayım, bu 8 yılın tamamı istanbulun adamı kanser eden* trafiğinde geçmiştir (tabiki 8 yılın tamamı trafikte geçmedi, evim var benim)(iş gereği sürekli anadolu-avrupa git gel). Geçen yaz eş durumundan bursaya yerleştik, haliyle aylardan beri buranın trafiğini ölçer biçer oldum ve şunu kanıya vardım ki; "yok öyle bir sorun".
bence bursanın şoförleri berbat arkadaşım* öyle garip şeylerle karşılaştım ki fotolarını çeksem burada hep beraber gülerdik. misal ankara asfaltı gibi üç yer yer dört şeritli bir yolda yanyana giden önleri arkaları boş araçlarla karşılaştım(bu çok sık oluyor). en sol şeritten deli gibi gelen kamyon şoförleri gördüm ben, acaip bir sol şerit fanatizmi var, yola çıkan sola atıyor kendini sonra tın tın tın. arkasına geçip selektor yap korna çal hiç bi işe yaramaz, tek kurtuluş sağından geçmek ki orasıda eğer boşsa. sağ şeride geçmenin en kötü tarafı çoğu şoförün sinyal verdikten sonra aynaya bakmaması yada bakıpta yol onunmuş gibi davranması, garip. bulvar fomara vs gibi merkezlerde durum biraz karışık ama günün en fazla 1 saati.
son olarak şunu söylemeliyim ki yukarıda saydığım olayların aynılarını pek fazla istanbulda yaşamadım ancak daha korkunç ve ölümcül olanlarını yaşadım bunlara rağmen bursanın trafiğinden memnunum bana göre çok rahat. istanbulda yaşayan eşime dostuma söylediğim tek söz "rezillik çekiyorsunuz".