aşmak, aştırmak, yükseltmek, yüceltmek.
vekaleten anlamı mı var sanıyordun?
ve şimdi yüzünüzdeki pis gülümseme
bu velaketten sebep.
maynard bağırıyor,
and i need to watch things die
hem de nasıl..
boğazınızda duran nokta
tool noktası
çıkış noktası
ölüme yaklaşma noktası
sonra parmaklarınızdan batırılan iğneler
şarkı
tekrar ve tekrar
vicarious
kelime kelime / bölüyor seni
böl/mek
bölümötesi.
vicarious
senin araf'ın
10.000 days ile lateralus arası
sessizce kalışın
parabola'ya dokunamayışın.
vicariously i live while the whole world dies.