kayda değer bir argüman olduğunu düşündüğüm için uğur mumcunun abisi Avukat Ceyhan Mumcu ve Mehmet Cengiz arasında uğur mumcuyla alakalı geçen bir ikili diyalog vardır. internette pek çok sayfadan ulaşılabilecek bu diyalogdan konuyla alakalı bölümünü alıyor ve aynen buraya ekliyorum.*
"Cinayetten kimin, ne şekilde faydalandığı noktasından bakıldığında gerçek ortaya çıkıyor: Bu cinayet Türkiye'nin istikrarsızlaştırılmasının bir parçasıydı. Bu plandan iran'ın hiçbir yararı ve beklentisi olamaz" (M. C.)
"Uğur'un bu dönemdeki yazıları bize suikastın ipuçlarını veriyor. işin ilginç yanı Uğur'un bu dönemde yazdığı 300 yazıda iran'ı hedef alan hiçbir yoktu. Uğur Mumcu bu dönemde türban tartışmalarına da hiç girmemişti. Ama Uğur'un bu dönemde yazdığı yazıların yüzde 64'ü ABD'nin Kuzey Irak'ta kurmaya çalıştığı kukla devlet üzerineydi. Yine bu dönemde Uğur Mumcu tarafından yazılan ve Barzani'ye ait olan sözleri de belirledik. Barzani'nin ABD'ye ne kadar sadık olduğunu yine Barzani'nin ifadelerinden alıntılar yaparak anlatıyordu.
Yine 30 Nisan 1992 günü Uğur Mumcu, Turgut Özal'ın ABD'ye gittiği gün Amerika'nın Sesi Radyosu'ndan kürtçe yayın yapılması konusunda Türkiye'nin izin verdiğine, Talabani ve Barzani'ye kırmızı pasaport verildiğine ve Özal'ın ABD dönüşü 'federasyon konusunu artık tartışabiliriz' dediğine dikkat çeken bir yazı yazmıştı. Yani Uğur, ABD'nin Türkiye'nin ABD çıkarları doğrultusunda Irak'ta savaşa sürülmesi, MOSSAD'ın Barzani'ye 50 milyon dolarlık yardım göndermesi konularını araştırmış ve yazmıştı.
Ordu dahil toplumun tüm kesimleri Uğur'un yazdıklarıyla ilgileniyordu. Hatta Uğur, suikasttan bir hafta önce Harp Akademisi'nde konferans vermişti" (C. M.)
"...Suikastın failleri neden bulunamadı? Çünkü bu cinayetten faydalanan çevreler vardı. Bu suikastın aydınlatılması demek, dünya çapında hegemonya mücadelesi veren CIA ve MOSSAD gibi emperyalist istihbarat odaklarıyla hesaplaşmak demektir. işte bu göze alınamadığı için cinayetin çözümü göze alınamadı... Yargı bu olaya baştan beri çözmek amacıyla değil, konuya duyarlı kesimlerin gözünü boyamak amacıyla yaklaştı" (M. C.)
ayrıca
TBMM UĞUR MUMCU ARAŞTIRMA KOMiSYONU RAPORU 14. madde:
14-) Komisyona ifade veren Nezih Tavlaş; ın 20/02/1993 tarihinde Faili Meçhul Cinayetler Komisyonuna verdiği ve bir örneğini Komisyonumuza sunduğu Başbakanlığa hitaben yazılmış, MiT Müsteşarlığı antetli ve Müsteşar Sönmez Köksal imzasını havi 02/02/1993 tarih ve 01.786.8879/435 sayılı yazıda; ABD'nin, güvenliğini ve hayat çıkarlarını yakından ilgilendiren Türkiye'nin, gerekli yerlerinde kuvvet bulundurmak ve bu maksatla Orta Doğu'yu kontrol altına alıp, Türkiye'nin dine dayalı bir yönetim altına girmesini önlemek maksadıyla;
ABD Haberalma Servisi CIA denetiminde, israil Kabine görevlisi Haim Bar-Lev kontrolünde, israil GANDA birliklerinde eğitim gören altı kişilik özel TiM Hayf Deniz Üssünden botla Türkiye'ye giriş yapmışlardır.
Mezkur timin ülkemizdeki görevleri, Teşkilatımızın değerli Haber kaynaklarından Gazeteci Uğur Mumcu ve Mehmet Ali Birand'ı öldürmekdir.
Gazeteci Uğur Mumcu'yu öldüren tim elemanları ikinci görevleri olan Mehmet Ali Birand'ı öldürmek için ülkemizden çıkış yapmamışlardır. TiM elemanlarının yaptığımız istihbarat neticesinde israil Hükümetinin Ankara Temsilciğinde kaldıkları tespit edilmiştir.(EK: 11/265-266)