beni niçin bu derece uğraştırdığını anlayamadığım şehir.
yağmurlu ve puslu havaları sevenlerin aşığı olduğu yer. nazlı bir sevgili sanki. herkese ve her şeye ulaşırsınız da o uzattıkça uzatır sizin ona kavuşmanızı. istemez sanki gidişinizi, istemez de niçin böyle istekle çağırır ki beni bu şehir dersiniz cevap gelmez.
londra, esir ruhların yaşadığı şehirdir. içindeki hüznü, acıyı griliğine yansıtır. her gün ağlayan ipeksi bir gümüştür. hiç gümüş ipeksi olur mu demeyin. en sert görünenlerin bile yüreğinde tatlı bir yumuşaklık vardır onlar gizlese bile.
yaşadığı aşkla ağlayan gözleri gizleyen bir şehirdir londra. aşık ağlar bir taraftan bir taraftan da o aşığın haline ağlar. gözlerdeki yaşı olgunlukla karşılaması bir yana bir de ağlayana eşlik edişi yok mu yağmuruyla...
aşk nedir ne değildir en iyi bilen şehirdir işte. bir de kapris yapmadan sizi karşılasa o gri ama sıcacık yüzüyle...