Paranoya, bir korku, şüphe ve vehim hastalığı olarak bütün suizanların kaynağı gibidir. Onun ikliminde şekillenir bütün ayrıştırıcı düşünceler, "biz" ve "ötekiler" mülâhazaları. Orada kararlaştırılır haksız yere infazlar ve en masum insanları karalamalar. irtica ile alâkalı bütün klişeler o evham atmosferinin ürünüdür. Akla-hayale gelmedik bütün baskınlar o vehim atmosferinin boşalması, her şeyin dışa vurmasının da bir ifadesidir.
Paranoyak, kendinden başka kimseyi tanımaz; vefasızdır, katiyen adalet tanımaz ve hakka karşı da fevkalâde saygısızdır. Dahası o, bu güzel değerlere bağlı yaşamayı aptallık sayar. zaten inanıyorum dese de inancı yoktur; bu itibarla da hâlis müminlerin en samimâne davranışları arkasında dahi dünyevî bazı çıkarlar olabileceği kuşkusuyla oturur kalkar. Zaman zaman en masum hareketlerden dahi işkillenir ve en yararlı gayretleri bile kuşkuyla karşılar ve sorgular.