sınav başlamadan birkaç dakika önce önümde oturan kız, görevliye 150 soru var değil mi hocam diye sordu. soru mu şimdi bu? üniversiteden mezun olmuş, bilmiyor mu 160 soru olduğunu dedim içimden.
hadi çocuklar sayfaları kontrol ediyoruz diyince görevli bir baktım 50 sayısal 1'den 50 sayısal 2'den, 50, 50'de sözelden soru var. artacak süremi evvelden hesaplamış, ona göre yol haritamı çizmişken hesabımı kitabımı s.kerten bu yeni soru sayısıyla derin hülyalara daldım.
zaten yavaşın önde gideniyim, mümkün değil 200 soruyu 180 dakikada nasıl yetiştiririm?
neyse efendim zaten sözelciyim bari bildiklerimi yapayım önce diyerek başladım çözmeye. bitirdiğimde sınavın bitmesine bir saat kalmıştı. o arada fatih marka kurşun kalemimi açtım çabucak. oysa uçlu kalemimi yanıma almıştım belki içeriye sokabilirim diye; ama o üst arama cihazı değil kalemi, taktığım berenin altındaki tacıma bile ötünce kalemceğizimi fakülte girişindeki kocaman saksının dibine bırakmak zorunda kaldım. bu ösym adama totem de yaptırmıyor arkadaş, uğurlu kalemimdi halbuki o benim!
herneyse efendim ne diyordum? ha işte o ilkelliğin daniskası olan kalemi açtım, sözel cevaplarımı forma kodladım. mat 1'i çözmeye koyuldum sonra. bir yandan da saati kesiyorum. mis gibiymiş vallahi, hep derlerdi ales kolay diye de inanmazdım. kolay molay tabii, ilk okul 2 düzeyi sorsalar ne fayda! salon görevlisi son 15 dakika kaldı uyarısını yaptığında mat 1'in 30. sorusuyla uğraşıyordum. bıraktım mecbur, mat 2'm boş kalmasın diye ona başladım. zaten 8 tane ancak çözmüşümdür ki süre bitti..
daha sonra göz kalemi açmak için kullanacağım kalemtraşı, fatih kalemleri aldım, kömür karası ellerime baktım, olipsin birini de ağzıma atıp çıktım. bindiğim dolmuşta da bir nane ferahlığı vardı. onu düşünüp bayağı bi güldüm kendi kendime.
velhasıl sınavdan çıktım, öğlen vakti eve gidip napiyim, arkadaşlarla buluştum. 200 soru vardı diyince bi hayretle baktılar bana. acaba dedim sınav heyecanından soru sayısını mı yanlış hatırlıyorum. olur mu olur yani, yaparım böyle şeyleri..
* * * sözlüğe baktıktan sonra * * * 2 hours later *
hay ben nereden bileyim sözel puanı için mat-2 yapmanın gerekmediğini be sözlük. söyle nerden bileyim, o sınav esnasında kat sayıları mı okuyaydım. yahut sınava girmeden önce rüyamda sistemin değiştiğini görüp araştırma mı yapsaydım?
işte şimdi entrynin başına dönüyoruz: sen misin öndeki kıza içten içe söylenen, bilmişlik taslayan! üniversite mezunu oldun ama hâlâ neyi yapman gerektiğini bilmiyorusun nickimsist. otur sıfır!