--spoiler--
daha önce farkeden oldumu bilmiyorum ama; cem yılmaz'ın hayde'yi söylediği esnada ortaya çıkıp oynayan ablalar bir zaman sonra çeşitli nesnelerle* bir yandan oynayıp bir yandan tempo tutmaktadır. lakin bir ablamızın elinde kaşık ve kül tablası bulunmaktadır.
hani dumansız hava sahası diye bir şey vardı?
hoş filmi izlemedim, filmde geçen zaman dilimi konusunda bilgim yok lakin şöyle bir sıkıntı var?
kahvehane dediğin dumanaltı bir mekan olur genellikle, dumansız hava sahası dersen o küllüğün orada işi ne, yok daha eski bir tarihte geçiyorsa mevzu ne güzel bir kahvehane orası ki ortamda gram duman yok.
--spoiler--
düdüt: challenger67'den gelen son bilgi ışığında mekan kahvehane olduğu tarafımızdan öğrenildi ve gerekli düzeltme yapıldı.
ha gayret gözlem eleştirisi benimkisi.
sigara içilmeyen ama kül tablası bulunan bir kahvehane, çok ütopik lan. yediğim eksiler bunu teyit ediyor. kimsenin garibine gitmeyişi de daha bi hoş.