av mevsimi

entry475 galeri video5
    234.
  1. Bu akşam itibariyle izlediğim ve senaryo açısından "vasatın üstü", oyuncular ve oyunculuklar açısından "çok iyi" olarak değerlendirebileceğim film.

    Senaryoyu vasatın üzerinde, iyinin altında kılan nedenlere gelelim. Öncelikle, hemen herkesin çok iyi bildiği adi bir polisiye vakası cafcaflı bir şekilde işlenerek, sıradanlıktan kurtarılmış. Diyaloglar oldukça başarılı. Filmin finali, özellikle filmin ortalarından itibaren tahmin edilebilir bir hal alıyor. Ama bir polisiye filmi "iyi" yapan, finalde izleyiciyi ters köşe yapmak değildir her zaman.

    Peki neden vasatın üzerine çıkan senaryo, bir türlü "iyi" mertebesine ulaşamıyor? Bir kere, bazı açıkları doldurmak ya da kapatmak konusunda eksik kalmış. Battal Çolakzade gibi gücün, iktidarın en tepesine ulaşmış bir karakter, nasıl oluyor da iki gün önce meydan okuduğu koca bir polis teşkilatının (onun gözünde) basit bir memurunun bir çift lafıyla vicdan muhasebesine girişiyor ve intihara karar veriyor? Ferman, aklı başında ama gözü kara bir polis, tamam da, o nasıl bir özgüvendir ki, iki gün önce karşısında el pençe divan durduğu bir adamın karşısına çaylak bir polis memuruyla meydan okurcasına çıkabiliyor? Burada karakterler arası bir mücadele, mecaz anlamda bir çatışma olması gerekmez mi hiç değilse? Bu kısımlar biraz basit kalmış ve final acele bağlanmış gibi geldi bana. işte bunlar da senaryoya "işte budur" dedirtmeyen etkenlerin en önemlisi bana göre.

    Senaryoyu bir kenara bırakırsak, başta da söylediğim gibi "cast" çok iyi, hatta mükemmel. Şener Şen, Cem yılmaz, Okan Yalabık, Çetin Tekindor, Rıza KOcaoğlu, Melisa Sözen hepsi oyunculuklarının hakkını vermişler. Bu yüzden bile bu filme gidilir.

    O yüzden de gidilmez diyorsanız "Hayde" sahnesini sinemada izlemek için bile gidilir. Boşverin youtubeu falan...*
    0 ...