sorduğu soruların cevapsızlığından ziyade, yaşadığı olay ve hazların etkisiyle, çok kısa zaman dilimlerinde ruhunda oluşan kocaman zıtlıklardır insanın acizliği.
paranın onu mutlu edemeyeceğini söylerken küçücük bir terfiyle dünyalar onun olur.
çocuklarının, yolda bile görmesini istemeyeceği bir fahişeye, günlük zırhının içinde 'orospu' diye yaftalayacağı bir kadına, hayat arkadaşına bile söylemediği iltifatları ardarda sayar. ertesi gün o kadına tekrar tiksinerek bakar.
ezikken asla ezmeyeceğini söylediği ezik kitleyi, bir kerecik tatmak için bile olsa, eziklikten kurtulduğunda mutlaka ezer. ve bu çoğu zaman öyle tatlı gelir ki, bir kereyle kalamaz.
sahip olduklarının kendisine sahip olduğunu anlayamayacak kadar acizdir. bu yüzdendir ki iş(çalışmak), birçok özel hayat aktivitesine karşı neden olarak yıllardır kullanılagelmektedir.
insan, insandır işte.. evrendeki belki en üstün canlı bile dakikada 10 cm hızla bir topak yuvarlayan bokböceği kadar bilgelik gösteremez. insan, tanrının, evrenin arda kalanından yarattıklarıdır arkadaşlar, insan, en aciz, en düşkündür.