bana hep abone dansı yapan küçük gıcık kızları hatırlatır bu dönem.
tam "aboneyim abone, biletleri cebimde" derken ellerini pantolonlarının arka cebine vuran küçük, gıcık, sevimsiz kızlar.
ama allahın sopası yok. şimdi o kızların peşinden koşuyor, ellerini tutuyor, romantizm yapıyorum. ahh... ahh...
bakıyorsun, kız müthiş. havası, cakası yerinde. karizmatik. su gibi, güneş gibi. hiç yoncimik dansı yapmış gibi durmuyor, aksine öyle bir takılıyorki yoncimikten iğreniyor sanıyorum.
kızımızla bir gece dışarı çıkıyoruz. müzik süper. ritmler kıpır kıpır ediyor insanı. kız güzel de dans ediyor, o tavırlar, bakışlar... eritiyor, eritiyor. derken elleri arka cebine gidiyor ve bir anda müziği duymuyor kulaklarım. gözlerim kararıyor...
Ve her tanıştığım kızda aklıma geliyor bunlar. Biliyorum ki o da lanetlenmiş, o da o garip dansı yapmış. nerden çıktın yoncimik, nerden zehirledin kızlarımızı. neden allahım neden?
not1: yazıda geçen kızların herbirinden çokça özür diliyorum. sövmek değil niyetim, sadece sitem. ama yapamıyorum, üzgünüm.