gerard butler'ın o mükemmel görüntüsü ve varlığıyla değil bu sefer yokluğuyla izleyenin ayarlarını bozduğu filimdir. hatta şaheserdir. elde bir kutu dondurma ve paket paket kağıt mendil eşliğinde izlenmesi gereken filmlerdendir.
gerard butler'ın gitar çaldığı sahneden itibaren göz yaşları sel olur akar durduramassınız... bir hayalle sevişmektir, özlemdir, acıdır sahnenin özü. bir gidiş böyle acı vermemelidir ya.