edip cansever

entry920 galeri video7
    133.
  1. yıkıntılardan geçtim, eski mezarlardan
    şimdi artık bir anımsamada yeri olmayan
    arı kümeleri taşların arasında
    `ve yukarıda kuşlar yanmış kağıt parçaları gibi
    uçuşuyordu da `
    ağır ağır yanıyordu da şehir
    yanmayan kadınlar gördüm
    nasıl görünürse dünya gözyaşının altından
    tam öyle, dönüp duruyorlardı bu cehennem oyununda
    ve büyümeyen adamlar gördüm, hiç şaşırmadım.
    konuşuyorlardı sırayla, ilgisiz
    ağaçlara asılmışlardı bir yandan da
    bir kapı kirişine asılmışlardı ve ufka
    ölüm müydü konuştukları? ölümdü anlaşılan
    silince bir aynayı çıkıveren karşılarına
    bir ölümdü ki, işte bir muska asılı dururdu duvarda
    bir büyü gösterilirdi
    bir kuyu sezdirilirdi
    hiç yoktan bir zincir boşalırdı avluda.

    akşam geri verince bana gözlerimi
    şehir de kayboldu, denizin durgunluğu da
    bir anka kuşu yeniden karıyorken küllerini
    bir kaya oyuğu kendini alıştırıyorken boşluğa
    dedim, deniz de bendim, düşleyen de denizi
    ve sabah olur olmaz üstünde derinliğimin
    bir gülümseme gibi bulacağım kendimi.
    0 ...